HAK-İŞ'ten 51'inci kuruluş yıl dönümünde Türkiye'de Çalışma Hayatının Gelecek 50 Yılı Çalıştayı
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Verginin adil olmasını istiyoruz. HAK-İŞ, çok kazananın çok verdiği, az kazananın az vergi verdiği bir sistemi öneriyor" dedi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Verginin adil olmasını istiyoruz. HAK-İŞ, çok kazananın çok verdiği, az kazananın az vergi verdiği bir sistemi öneriyor dedi.
HAK-İŞ, 51'inci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Türkiye'de Çalışma Hayatının Gelecek 50 Yılı Çalıştayı'nı Ankara da bir otelde gerçekleştirdi. Program kapsamında yeşil dönüşüm ve adil geçiş, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal devlet, haklar ile politika konuları da masaya yatırıldı. Çalışma hayatının gelecek 50 yılının değerlendirildiği Çalıştayda, siyasi parti temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları (STK) katılım sağladı. HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan konuşmasında, HAK-İŞ'in 100. yıl vizyonunu oluştururken geçmiş 50 yıllık tecrübelerinin yanı sıra gelecek 50 yıllık hedeflerini de farklı görüş ve önerilerle güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti
HAK-İŞ, çok kazananın çok verdiği, az kazananın az vergi verdiği bir sistemi öneriyor
Ülkede işe yeni girmiş bir işçi ile emekliliği gelmiş bir işçi arasında vergi konusunda fark olmadığını dile getiren Arslan, Hem verginin aile yükümlülüklerine göre düzenlenmemesi, hem işçilerin emekçilerin ücretlilerin harcamalarının hiçbirini vergiden düşememiş olması, üçüncü olarak da son yıllarda vergi özellikle makaslarının daralması ve kısa zamanda işçilerin yüzde 20 vergi dilimine, bazı kurumlarda, işletmelerde yüzde 35 vergi dilimine gidildi. Ocak ayındaki ücretinin yüzde 20 civarının Aralık ayına geldiğinde düştüğünü görüyoruz. Bu vergi sistemiyle çalışanların gerçekten hem taleplerinin karşılanması hem de Türkiye'de adil vergi sisteminin olmadığını da ifade etmek istiyoruz. Elbette ki vergi vereceğiz, bir devlet vergi alır, bu konuda hiçbir itirazımız yok. Verginin adil olmasını istiyoruz. HAK-İŞ, çok kazananın çok verdiği, az kazananın az vergi verdiği bir sistemi öneriyor diye konuştu.
Filistin ve Gazze meselesini sadece bir insanlık, bir trajedi olarak değil, ülkemizin geleceği açısından da önemli bir sorun olarak görüyoruz
Filistin'de yaşanan soykırıma da değinen Arslan, O topraklarda 4 asır yaşanmış ve o toprakların tapusunun Osmanlı'nın elinde olduğu bir Türkiye, Filistin'den vazgeçemez. Gazze'yi unutamaz. O toprakların bize ihtiyacı olduğunu bilincinde hareket etmek zorundayız. Onun için biz bir şekilde Gazze'nin düşmesini engellemeye çalışmaktayız. Gazze hala düşmedi. Siyonist baskılara, tehditlere, bombalara rağmen Gazze'yi teslim alamadılar. Gazze düşerse bilin ki, Konya da düşüyor. Gazze düşerse Halep düşer. Halep düşerse Antep düşer. Dolayısıyla Gazze'nin düşmesi Türkiye'nin gelecek konusudur. Bu nedenle Gazze'ye sadece insani yardım ulaştırmak değil, Gazze'nin özgürlüğünü de sağlamak bizim sorumluluğumuz üzerinde. O nedenle biz Filistin ve Gazze meselesini sadece bir insanlık, bir trajedi olarak değil, ülkemizin geleceği açısından da önemli bir sorun olarak görüyoruz açıklamasında bulundu.
Asgari ücret tespit komisyonu senede iki kere toplansın
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici de asgari ücretin yetersizliğinden dolayı sendikaların itiraz etmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
Asgari ücret Türkiye'de enflasyonun yüzde 30 olduğu bir ülkede, enflasyonun asgari ücretin senede bir kere tespit edilmesine nasıl rıza gösteriyor. Diğer bütün çalışanlar emekliler 6 ayda bir enflasyon farkı alırken asgari ücret niye enflasyon farkı almıyor. Asgari ücret tespit komisyonu senede iki kere toplansın, ya da bir kere toplanıyorsa 6 aylık enflasyon farkını alacağı da o anlaşmaya, o mutabakata mutlaka eklensin. Asgari ücret Ocak ayında belirlendi. Bakın 6 ay geçti, 8'inci ay, 9'uncu ay, 10'uncu aydayız, asgari ücret aynı.