HAK-İŞ Başkanı Arslan: "18 Eylül'ü her yıl daha geniş kapsamlı şekilde konuşmaya devam edeceğiz"

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü dolayısıyla konfederasyonu tarafından düzenlenen programda "18 Eylül'ü her yıl daha geniş kapsamlı şekilde konuşmaya devam edeceğiz" dedi.

Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü dolayısıyla konfederasyonu tarafından düzenlenen programda 18 Eylül'ü her yıl daha geniş kapsamlı şekilde konuşmaya devam edeceğiz dedi.

HAK-İŞ Konfederasyonu Kadın Komitesi tarafından 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü dolayısıyla 'Kayıt Dışılık, Sendikasızlık = Ücret Uçurumu' programı düzenlendi. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan'ın katılımıyla gerçekleştirilen programda, kayıt dışı istihdam ve sendikasızlığın ücretler, sosyal güvenlik, iş güvencesi ve çalışanların hak arama imkanları üzerindeki etkileri ele alındı.

Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Başkanı Arslan, ILO Türkiye Direktörü Yasser Ahmed Hassan başta olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür ederek, ILO'nun kayıt dışılık, sendikal yoksunluk ve çalışma hayatında yaşanan krizlere ilişkin yaklaşımının önemli olduğunu belirtti. Arslan, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün Türkiye'de bulunmasının çalışanlar ve endüstri ilişkileri sistemi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

ILO'nun misyonu bizim misyonumuz

Arslan, ILO sözleşmelerinin Türkiye tarafından onaylanması ve hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekerek, ILO'nun misyonu bizim misyonumuz. Biz bir işçi örgütü olarak ILO'nun bütün sözleşmelerinin ülkemiz tarafından onaylanmasını ve bunun gereğinin yapılmasını istiyoruz. Türkiye pek çok sözleşmeye imza atmış önemli bir ülke. Ancak bu sözleşmelerin imzalanması, onaylanması yetmiyor, bunların hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu konuda yaşadığımız zorluklar var, sıkıntılar var. Bu nedenle çalışma hayatını belli kurallardan yoksun hale getirip keyfi uygulamaları yapmak isteyen bir kısım çevrelerin önünde en önemli engel ILO'nun normları ve sözleşmeleri ifadelerine yer verdi.

18 Eylül'ü her yıl daha geniş kapsamlı şekilde konuşmaya devam edeceğiz

18 Eylül'ün Uluslararası Eşit Ücret Günü olarak kabul edilmesinin ardından bu günün HAK-İŞ'in gündeminde daha geniş şekilde yer alacağını belirten Arslan, 18 Eylül'ü diğer 8 Mart, 1 Mayıs ve benzeri etkinliklerimizin bir parçası olarak uluslararası eşit ücret gününü de her yıl daha geniş kapsamlı şekilde tartışmaya, konuşmaya ve bugünü anlamına uygun şekilde yürütmeye devam edeceğiz. Eşit iş, eşit ücret konusu ve bununla ilgili uluslararası pek çok çalışma yapılıyor. ILO'nun da bu çalışmalarını çok kıymetli buluyoruz. 2026 Mart ayındaki verileri en son veri olarak gündemimize aldık ve önemli buluyoruz. Kadın ve erkek arasındaki ücret farklılığının ücretli çalışanlar açısından yüzde 20 kadınların aleyhine olduğunu ifade eden bir bilgiden bahsedeceğiz. Kayıtlı çalışmalarla ilgili, özellikle çocuk sahibi olan kadınların ve kayıt dışı çalışanların pek çok alandaki engellerini de dikkate alırsanız bu yüzde 20 oranı çok daha yükselir değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de kayıtlı çalışanlar arasında kadın ve erkek arasındaki ücret farkının yüzde 11,5 olduğunu ifade eden Arslan, tüm çalışanlar dikkate alındığında ise farkın yüzde 15'e yükseldiğini belirtti. Arslan, temel sorunun kayıt dışı istihdamda ücret makasının daha da açılması olduğunu söyledi.

Arslan, sendikaların işyerlerini tahrip eden değil, işletmelerin geleceğini güvence altına alan yapılar olduğunun anlatılması gerektiğini aktararak, ücret eşitsizliği, kayıt dışılık ve sendikalaşma sorunlarının çözümü için sendikal mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Vergi sistemi ile ilgili herhangi bir düzenleme gözükmüyor

Arslan Orta Vadeli Program'a (OVP) ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, özellikle vergi ve emeklilik başlıklarının çalışanlar açısından önemli olduğunu ve bu alanlarda çeşitli sorunlar bulunduğunu belirtti. Arslan, Vergi konusunda OVP'de ortaya konulan hedef vergilerin daha da arttırılması, özellikle vergi gelirlerinin daha da arttırılması hedefi var. Bu hedefi gerçekleştirirken doğrudan vergilerin bütçe içindeki oranını da arttırmak istiyorlar. Ama vergi sistemi ile ilgili maalesef herhangi bir düzenleme gözükmüyor diye konuştu.

Çalışanların vergi vermesine itiraz etmiyoruz, adaletli bir vergi sisteminden özellikle bahsediyoruz

Gelir vergisine ilişkin taleplerini de dile getiren Arslan, Vergi konusunda ne istiyoruz? Ülkemizdeki çalışanların vergi vermesine itiraz etmiyoruz. Ama adaletli bir vergi sisteminden özellikle bahsediyoruz. Adil bir vergi sistemi ne ile başlar? Çok kazanan çok verir, az kazanan az verir. Bir kısım kriterler koyarsınız. Siz elinizdeki kaynaklarınızı, imkanlarınızı, ücretinizi vergi sisteminden dolayı daha düşük hale getiremezsiniz. Vergiyi alırken de hakkaniyetli davranmak zorundasınız ifadelerine yer verdi.

Üst gelirli zengin grubun, düşük gelirli arasındaki mesafe 7,9'dan yüzde 7,5'a gerilemiş

Arslan, 2023'ten bu yana ekonomik ve sosyal göstergelerde ilk kez olumlu bir tablo ortaya çıktığını ifade ederek, Türkiye'nin başarısını görmek gerekiyor. Bunun da hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Dört ana konuda son 2025 yılında 2023'e göre iyileşmeyi görüyoruz. Bir devletin sosyal harcamalarında daha önce 2023'te yüzde 10 olan sosyal harcamalar, yeni 2025 yılında yaklaşık yüzde 12'ye yakın bir oranda artmış oluyor. Yani sosyal harcamalarını devlet artırmaya devam ediyor. Bu önemli. Çünkü daha önce de düşmeye devam etmişti. Bir başka önemli konu istihdamın artmasıyla ilgili. Daha önce yüzde 32 iken istihdam gelirleri şu anda yüzde 37 noktaya çıkmış durumda. Bu da olumlu. Yani istihdamın artmasıyla bir olumlu gelişme söz konusu. Yine özellikle bizim için büyük bir felakete doğru giden ülkedeki yüzde 20'lik en üst zengin grubun yüzde 80 olan arasındaki mesafe hızla artıyor. İlk kez 2025 yılında yüzde 7,9'dan yüzde 7,5'a gerilemiş oluyor. Yani alt gelir gruplarında bir kısmi iyileşme söz konusu oluyor değerlendirmesinde bulundu.

OVP hazırlık sürecinde işverenler ve çeşitli kesimlerle görüşmeler yapılırken çalışan temsilcileriyle görüşülmediğini dile getiren Arslan, sendikalaşma oranının yüzde 14 seviyesinde olmasının çalışanların karar süreçlerinde yeterince dikkate alınmamasında etkili olduğunu ifade etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza teşekkür ediyorum

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile kayıt dışı istihdamla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara dikkat çeken HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bakanımız, bakanlığımız ile kayıt dışıyla mücadele konusunda ev işçileriyle beraber çalışıyoruz. Umarım bunu engellemezler. Umarım bu mücadelemizi sonuca ulaştırırız. Bir kısım çalışmalar yaptık. Antalya'da bir çalıştay gerçekleştirdik. Bütün sosyal tarafları bir araya getirdik. Üye sayımızı artırmaya devam ediyoruz. Hizmet-İş Sendikamıza teşekkür ediyorum. 150 bini geçtik. Bu 153 bin rakamının söylenmesi çok kolay. Ama 153 bin kadının, ağırlıklı olarak kadının örgütlenmesi bu kadar kolay olmuyor. Otobüs duraklarından sosyal dayanışma vakıflarının kapısına kadar pek çok yerde, otobüsün içerisinde, dolmuşta ev işçileriyle diyalog kurmaya çalışan gerçekten büyük bir kadroya sahibiz dedi.

Arslan, konuşmasının ardından konuşmasının ardından ILO Türkiye Direktörü Yasser Ahmed Hassan'a hediye takdiminde bulundu. Program konuşmaların ardından panel bölümüyle devam etti.