☰
✕

Dünyadaki ekonomik güvenlik ve Türkiye, İzmir'de GİF-EGİAD panelinde ele alındı

Küresel güç dengelerindeki değişim, jeopolitik rekabet ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesiyle ekonomik güvenliğin Türkiye ve iş dünyası açısından taşıdığı önem, İzmir'de düzenlenen GİF-EGİAD ortak panelinde ele alındı. Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin geleceği, yatırım ve üretim ortamına yönelik riskler ve İzmir'in ekonomik güvenlik perspektifi; diplomasi, araştırma ve iş dünyasının katkılarıyla değerlendirildi.

Küresel güç dengelerindeki değişim, jeopolitik rekabet ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesiyle ekonomik güvenliğin Türkiye ve iş dünyası açısından taşıdığı önem, İzmir'de düzenlenen GİF-EGİAD ortak panelinde ele alındı. Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin geleceği, yatırım ve üretim ortamına yönelik riskler ve İzmir'in ekonomik güvenlik perspektifi; diplomasi, araştırma ve iş dünyasının katkılarıyla değerlendirildi.

Global İlişkiler Forumu (GİF) ve Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Değişen Dünyada Ekonomik Güvenlik ve Türkiye başlıklı ortak bir panel düzenledi. İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda, ekonomik güvenliğin değişen küresel koşullar karşısında Türkiye'nin dış politika, ekonomi ve kalkınma gündemindeki yeri tartışıldı.

GİF İcra Komitesi Başkanı Büyükelçi (E) Timur Söylemez'in açılış konuşmasıyla başlayan panelin moderatörlüğünü gazeteci Barçın Yinanç üstlendi. Panelde; Türkiye'nin eski Avrupa Birliği Daimi Temsilcisi Büyükelçi (E) Selim Yenel, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, İstanbul Ekonomi Araştırma Genel Müdürü Can Selçuki ve EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı konuşmacı olarak yer aldı.

Jeopolitik rekabet ve ekonomik güvenliğin değişen anlamı

Panelde, küresel güç rekabetinin ticaret, yatırım, sanayi politikaları, teknoloji ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri ele alındı. Ülkelerin enerji ve kritik girdilere erişimlerini güvence altına alma, stratejik sektörlerdeki bağımlılıklarını yönetme ve üretim kapasitelerini koruma çabalarının ekonomik güvenliği dış politika ve kalkınma stratejilerinin ayrılmaz bir parçası hâline getirdiğine dikkat çekildi.

Diğer yandan, ekonomik güvenliğin yalnızca dış şoklara karşı dayanıklılık geliştirmekten ibaret olmadığı; ülkelerin ekonomik ilişkilerinde karar alma serbestisini korumasını ve değişen koşullara uyum sağlayabilmesini de kapsadığı vurgulandı. Türkiye açısından ise uluslararası ekonomik bütünleşmeyi sürdürürken stratejik hareket alanını korumak, üretim ve yatırım kapasitesini güçlendirmek ve küresel belirsizliklere karşı dayanıklılığı artırmak temel meseleler arasında değerlendirildi.

Türkiye-Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinde yeni dönem

Panelin önemli başlıklarından biri, Avrupa Birliği'nin ekonomik güvenlik yaklaşımındaki değişimin ve son dönem korumacı politkalarının, Türkiye-AB ilişkilerine olası yansımaları oldu. AB'nin stratejik sektörlerini, sanayi kapasitesini ve tedarik zincirlerini korumaya yönelik politikalarının Türkiye'nin Avrupa'nın üretim ve değer zincirlerindeki konumu açısından yeni riskler doğurduğu belirtildi.

Bu çerçevede, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, sanayi işbirliğinin geliştirilmesi ve Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki yerinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. AB'nin sanayi politikaları, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve yatırım teşviklerinin Türkiye açısından doğuracağı sonuçlar da tartışma kapsamında değerlendirildi.

Türkiye ile AB arasındaki ekonomik bütünleşmenin geleceği bakımından ticaret ve yatırım ilişkilerinin öngörülebilirliğinin korunması önem taşırken, Türkiye'nin Avrupa ile ekonomik bağlarını derinleştirme hedefi ile değişen küresel güç dengeleri karşısında stratejik hareket alanını koruma ihtiyacı arasındaki ilişki üzerinde duruldu.

Ekonomik güvenliğe araştırma ve iş dünyası perspektifinden bakış

Panelde Can Selçuki, EGİAD için İstanbul Ekonomi Araştırma işbirliğiyle hazırlanan bölgesel ekonomik güvenlik çalışmasını ele aldı. İş dünyası ve yatırımcıların değerlendirmelerine dayanan araştırma, yatırım ortamı, finansmana erişim ve şirketlerin karşı karşıya olduğu riskler üzerinden ekonomik güvenlik tartışmasına bölgesel bir perspektif kazandırdı.

Küresel belirsizliklerin ve değişen tedarik zincirlerinin şirketlerin kararlarına etkisi değerlendirilirken, kritik girdilerdeki bağımlılıkların yönetilmesi, tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve dış şoklara karşı uyum kapasitesinin güçlendirilmesi gibi konular öne çıktı. Ekonomik güvenliğin, her ürünü ülke içinde üretme hedefiyle sınırlandırılamayacağı; uluslararası bağlantıları ve karşılıklı bağımlılıkları gerçekçi biçimde yönetmenin de bu yaklaşımın parçası olduğu vurgulandı.

EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı ise İzmir ve Ege Bölgesi'ndeki iş dünyasının perspektifini sundu. Küresel ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin yerel üretim, yatırım ve ticaret ortamına yansımaları ele alınırken, değişen tedarik zincirleri, müşterilerin tedarikçilerden artan beklentileri ve dijital ve yeşil dönüşümün şirketlerin rekabet gücü açısından önemi üzerinde duruldu.

İzmir'in sanayi ve ihracat kapasitesi, uluslararası pazarlara erişimi ve üretim altyapısının sunduğu imkânların yanı sıra limanlar, ulaşım bağlantıları ve su kaynakları gibi altyapı unsurlarının bölgesel ekonomik dayanıklılıktaki rolü de gündeme geldi. Küresel ekonomik güvenlik hedeflerinin yerel ölçekte somut karşılık bulabilmesi için bölgenin ihtiyaçlarının ve iş dünyasının beklentilerinin dikkate alınması gerektiği değerlendirildi.

Stratejik değerlendirmeden somut adımlara

Paneldeki değerlendirmeler, ekonomik güvenliğin ulusal politikalarla sınırlı olmayan; şirketlerin risklere hazırlık kapasitesini, tedarik kaynaklarını çeşitlendirebilmesini ve kamu ile özel sektör arasındaki işbirliğini de kapsayan bir alan olduğunu ortaya koydu.

Türkiye'nin değişen küresel ekonomik düzende dayanıklılığını güçlendirmesi için dış politika, ekonomi politikası ve sanayi stratejisi arasında eşgüdüm sağlanması; kritik bağımlılıkların belirlenmesi, ekonomik ortaklıkların çeşitlendirilmesi ve iş dünyasının deneyiminin politika oluşturma süreçlerine yansıtılması önem taşıyor.

GİF ve EGİAD'ın ortaklaşa düzenlediği panel, küresel ekonomik düzenin dönüşümünü uluslararası ilişkiler perspektifiyle ele alırken, bu dönüşümün Türkiye'ye ve özellikle İzmir ile Ege Bölgesi'ndeki iş dünyasına yansımalarını da tartışmaya açtı. Toplantı, ekonomik güvenliğin stratejik boyutları ile üretim, yatırım ve ticaret alanlarındaki somut ihtiyaçlar arasında bağlantı kurulmasına katkıda bulundu.