Dijital Öğretmenler Projesi'nin 11'inci dönemi tamamlandı
ING Türkiye'nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) BİLTEMM Merkezi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi'nin 11'inci dönemi tamamlandı. Bu yıl programa katılan bini aşkın öğretmenle birlikte projeden faydalanan toplam öğretmen sayısı 11 bini aşarken, öğretmenlerin sınıflarında oluşturduğu etki sayesinde dolaylı olarak ulaşılan öğrenci sayısı yaklaşık 300 bine yükseldi.
ING Türkiye'nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) BİLTEMM Merkezi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi'nin 11'inci dönemi tamamlandı. Bu yıl programa katılan bini aşkın öğretmenle birlikte projeden faydalanan toplam öğretmen sayısı 11 bini aşarken, öğretmenlerin sınıflarında oluşturduğu etki sayesinde dolaylı olarak ulaşılan öğrenci sayısı yaklaşık 300 bine yükseldi.
Toplumsal yatırımlarında dijitalleşmeyi ve eğitimde fırsat eşitliğini desteklemeyi önceliklendiren ING Türkiye'nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) BİLTEMM Merkezi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi'nin 11'inci dönemi başarıyla tamamlandı. Bu yıl programa katılan bini aşkın öğretmenle birlikte projeden faydalanan toplam öğretmen sayısı 11 bini aşarken, öğretmenlerin sınıflarında oluşturduğu etki sayesinde dolaylı olarak ulaşılan öğrenci sayısı yaklaşık 300 bine yükseldi. Proje, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki öğretmenlerin dijital yetkinliklerini güçlendirmeyi ve eğitimde dijital dönüşümü desteklemeyi hedefliyor.
Kapsam genişledi, eğitim içerikleri dijital zekâ odağında yenilendi
Dijital Öğretmenler Projesi, 11'inci döneminde hedef kitlesi ve eğitim içeriği açısından kapsamlı şekilde yenilendi. Önceki dönemlerde ağırlıklı olarak ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine yönelik yürütülen programa bu yıl okul öncesi ve lise öğretmenleri de dahil edildi. Böylece program, farklı eğitim kademelerindeki öğretmenlerin ihtiyaçlarını gözeten daha geniş ve farklılaştırılmış bir yapıya kavuştu. Programın öğrenme tasarımı da öğretmenlerden elde edilen geri bildirimler, eğitim ortamlarında değişen ihtiyaçlar ve teknolojideki güncel gelişmeler doğrultusunda yeniden ele alındı. Canlı ve çevrim içi öğrenme etkinliklerinin birlikte kullanıldığı program yapısıyla öğretmenlerin yalnızca yeni dijital araçlarla tanışmaları değil, bu araçların eğitimde ne zaman, neden ve nasıl kullanılabileceğine ilişkin pedagojik karar verme becerilerinin de geliştirilmesi hedeflendi. Canlı ders sayısının artırıldığı bu yeni program yapısıyla katılımcılara daha esnek bir öğrenme deneyimi sunuldu.
İki fazdan oluşan program içerikleri dijital çağın eğitim ihtiyaçlarına göre tasarlandı
Sekiz haftalık programın eğitim içerikleri; dijital dönüşüm, dijital üreticilik ve tasarım, dijital ölçme ve değerlendirme ile farklı eğitim kademelerinin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan uygulamalar odağında yapılandırıldı. Dijital zekâ yaklaşımı doğrultusunda öğretmenlere dijital güvenlik ve gizlilikten yapay zekânın bilinçli, eleştirel ve sorumlu kullanımına; dijital içerik üretiminden ölçme ve değerlendirmeye kadar farklı alanlarda bilgi ve uygulama deneyimi sunuldu. Program kapsamında eleştirel düşünme, problem çözme, üreticilik, dijital içerik geliştirme ve teknolojinin pedagojik amaçlarla değerlendirilmesi gibi becerilere de odaklanıldı. İki fazdan oluşan projenin ilk aşamasına bini aşkın öğretmen katılırken; değerlendirme sürecinin ardından belirlenen 100 öğretmen ise programın ikinci fazında sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerinin eğitimde kullanımına yönelik ileri düzey eğitim aldı.