Çal'ın toprağından 8 bin 750 yıllık geçmiş çıkıyor

Denizli'nin Çal ilçesinde sürdürülen arkeolojik kazılar, Yukarı Menderes Havzası'nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. 20 kişilik ekiple yürütülen son çalışmalar Ekşi Höyükte yaklaşık 8 bin 750 yıl öncesine uzanan Neolitik Çağ yerleşiminin, Aşağıseyit Höyükte ise Tunç Çağı'na ilişkin izlerin araştırılması Çal'ın tarih öncesi dönemlerdeki önemini bir kez daha ortaya koydu.

Denizli'nin Çal ilçesinde sürdürülen arkeolojik kazılar, Yukarı Menderes Havzası'nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. 20 kişilik ekiple yürütülen son çalışmalar Ekşi Höyükte yaklaşık 8 bin 750 yıl öncesine uzanan Neolitik Çağ yerleşiminin, Aşağıseyit Höyükte ise Tunç Çağı'na ilişkin izlerin araştırılması Çal'ın tarih öncesi dönemlerdeki önemini bir kez daha ortaya koydu.

Denizli'nin Çal ilçesinde toprağın altında saklanan binlerce yıllık geçmiş, arkeologların titiz çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılıyor. İlçede uzun süredir araştırmaların odağında bulunan Ekşi Höyük ve Aşağıseyit Höyükte gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda ulaşılan son veriler bu kez bilimsel çalışmaların yürütüldüğü alanlardan çıkarak bölge halkıyla buluştu. Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu ile İzmir Demokrasi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erim Konakçı, Dayılar Mahallesi Pazaryeri'nde gerçekleştirilen buluşmada kazıların güncel sonuçlarını vatandaşlara anlattı. Sunumlarda höyüklerde ortaya çıkarılan mimari kalıntılardan bölgede yaşamış toplulukların yaşam biçimlerine kadar birçok konuda bilgi verildi. Ekşi Höyük ve Aşağıseyit Höyükte bu yılki kazı çalışmaları temmuz ayında başladı. Yaklaşık 20 kişiden oluşan kazı ekibi, iki farklı arkeolojik alanda farklı dönemlerin izlerini araştırıyor. Çalışmaların bir ayağını Neolitik Çağ açısından önemli veriler barındıran Ekşi Höyük oluştururken, diğer ayağında Aşağıseyit Höyükte Tunç Çağı'na ilişkin araştırmalar yürütülüyor. Her iki alanda ortaya çıkarılan mimari kalıntılar ve diğer arkeolojik veriler, Yukarı Menderes Havzası'nın farklı dönemlerde nasıl bir yerleşim yapısına sahip olduğunun anlaşılmasına katkı sağlıyor.

Ekşi Höyükte tarih 8 bin 750 yıl geriye gidiyor

Dayılar Mahallesi sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşık 2 hektarlık alana yayılan Ekşi Höyükte 2015 yılından bu yana kazı çalışmaları yürütülüyor. Bugüne kadar elde edilen arkeolojik veriler, höyükteki yerleşim geçmişini günümüzden yaklaşık 8 bin 750 yıl öncesine kadar götürüyor. Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu, Ekşi Höyükün özellikle Batı Anadolu'nun Neolitik sürecinin anlaşılması açısından önemli bilgiler sunduğuna dikkat çekti. Kazılarda elde edilen bulguların yalnızca yapıların tarihini ortaya koymadığını belirten Dedeoğlu, binlerce yıl önce bölgede yaşayan insanların gündelik hayatına ilişkin ipuçlarına da ulaşıldığını ifade etti. Ekşi Höyükte ortaya çıkarılan buluntuların değerlendirilmesi, burada yaşayan toplulukların tarım, hayvancılık, avcılık ve balıkçılıkla geçimlerini sürdürdüklerine ilişkin önemli veriler sunuyor. Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu, höyüğün önemini anlatırken Yukarı Menderes Havzası'nda avcı-toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik hayata geçiş sürecine dikkat çekti. Dedeoğlu, Ekşi Höyükte yürüttüğümüz çalışmalar Batı Anadolu arkeolojisi açısından önemli veriler ortaya koyuyor. Elde ettiğimiz buluntular, burada yaşamış insanların geçim faaliyetlerini ve gündelik hayatlarını anlamamıza yardımcı oluyor. Aynı zamanda Yukarı Menderes Havzası'nda avcı-toplayıcılıktan yerleşik yaşama geçişin ve bölgedeki ilk çiftçi topluluklarının yaşam biçiminin anlaşılmasına katkı sağlıyor dedi.

Aynı höyükte Selçuklu döneminin izleri de var

Ekşi Höyükü dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri de alanın yalnızca tarih öncesi dönemlere ait izler barındırmaması. Yapılan çalışmalarda höyük üzerinde Selçuklu dönemine ait bir mezarlık alanı da tespit edildi. Dedeoğlu, Yukarı Menderes Havzası'nda höyüklerin özellikle Selçuklu döneminde mezarlık alanı olarak kullanılmasının bölgede karşılaşılan uygulamalardan biri olduğunu belirtti. Böylece Ekşi Höyük, binlerce yıl arayla aynı coğrafyayı kullanan farklı toplulukların bıraktığı izlerin üst üste bulunduğu çok katmanlı bir arkeolojik alan olarak dikkat çekiyor.

Aşağıseyit Höyükte Tunç Çağı araştırılıyor

Çal'ın geçmişini aydınlatan çalışmaların diğer önemli noktasını ise Aşağıseyit Höyük oluşturuyor. İzmir Demokrasi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erim Konakçı'nın da katılımıyla sürdürülen araştırmalarda Tunç Çağı'na ilişkin arkeolojik tabakalar ve mimari kalıntılar üzerinde çalışılıyor. Aşağıseyit Höyükten elde edilen veriler ile Ekşi Höyükteki Neolitik dönem bulgularının birlikte değerlendirilmesi, bölgenin farklı tarihsel dönemlerdeki yerleşim yapısının daha geniş bir zaman çizelgesi içerisinde incelenmesine olanak sağlıyor. Prof. Dr. Erim Konakçı da Aşağıseyit Höyük çalışmalarının bölgenin Tunç Çağı geçmişinin anlaşılması bakımından taşıdığı öneme ilişkin yöre halkına bilgi verdi.

Bilimsel veriler pazaryerinde vatandaşlarla buluştu

Kazı ekipleri açısından çalışmaların önemli bir bölümünü de elde edilen bilgilerin bölgede yaşayan insanlarla paylaşılması oluşturuyor. Bu kapsamda Dayılar Mahallesi Pazaryeri'nde gerçekleştirilen toplantıya farklı yaş gruplarından mahalle sakinleri ilgi gösterdi.

Fulya ve Erim Konakçı, hazırlanan sunumlarla kazı alanlarında yürütülen çalışmaları, ortaya çıkarılan kalıntıları ve bilimsel değerlendirmeleri anlattı. Vatandaşların yönelttiği sorular da akademisyenler tarafından yanıtlandı. Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu, bu buluşmalarla yöre halkı ile arkeolojik alanlar arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçladıklarını belirterek, Kazılarda ortaya çıkardığımız bulguları bölgede yaşayan insanlarla paylaşmak bizim için çok önemli. Bu kültürel mirasın korunmasında yöre halkıyla kurulan iletişim büyük değer taşıyor. Çalışmalarımızı ve elde ettiğimiz yeni bilgileri paylaşmaya devam edeceğiz dedi