37 haftalık hamile eşini bacaklarından vurmuştu: Sanığın tutukluluğuna devam kararı

Antalya'da 37 haftalık hamile eşini ruhsatsız tabancayla iki bacağından vurarak yaralayan Abdullah A.'nın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savunma yapan sanık, "Böyle bir şey olacağını bilseydim ateş etmezdim. Eşimi hedefleyerek sıkmadım, yere doğru ateş ettim. Olaydan sonra eşimle barıştık" derken, müşteki Hatice A. ise şikayetçi olmadığını dile getirerek "Dizlerimi hedef almıştı, Kelime-i şehadet getirmeye başladı. Belinde bulunan

Antalya'da 37 haftalık hamile eşini ruhsatsız tabancayla iki bacağından vurarak yaralayan Abdullah A.'nın yargılanmasına başlandı. İlk duruşmada savunma yapan sanık, Böyle bir şey olacağını bilseydim ateş etmezdim. Eşimi hedefleyerek sıkmadım, yere doğru ateş ettim. Olaydan sonra eşimle barıştık derken, müşteki Hatice A. ise şikayetçi olmadığını dile getirerek Dizlerimi hedef almıştı, Kelime-i şehadet getirmeye başladı. Belinde bulunan tabancayı çıkardı, ilk sol, sonra sağ bacağıma sıktı ifadelerini kullandı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Olay, 3 Şubat 2026 tarihinde Kepez ilçesi Hüsnü Karakaş Mahallesi 3575 Sokak'ta bulunan bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hatice A. (25) ile eşi Abdullah A. (33) arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Abdullah A., yanında bulundurduğu ruhsatsız tabancayla 37 haftalık hamile eşinin sağ ve sol dizine ateş etti. Silah seslerinin ardından Abdullah A., olay yerinden aracıyla uzaklaştı. Evde bulunan yakınlarının ihbarı üzerine adrese 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Hatice A., olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Kepez Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. İhbar üzerine olay yerine gelen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Olay Yeri İnceleme ekipleri, evde ve çevrede inceleme yaptı. Yapılan çalışmalarda apartmanın güvenlik kamerası kayıtlarına da ulaşıldı.

Kayıtlarda Abdullah A.'nın ellerinde eldivenle apartmandan çıktığı anlar yer aldı.

Şüphelinin kaçış güzergahındaki güvenlik kameralarını inceleyen Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Abdullah A.'yı aynı günün akşam saatlerinde yakaladı. Emniyetteki ifadesinde olayı kıskançlık nedeniyle gerçekleştirdiğini ve pişman olduğunu söylediği öğrenilen Abdullah A., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Abdullah A., çıkarıldığı nöbetçi hakimlik tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İddianamede 3 ayrı suçlama yer aldı

Olayın ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Abdullah A. hakkında eşi Hatice A.'ya karşı 'konutta silahlı yağma' ve 'nitelikli kasten yaralama', olay sırasında Hatice A.'nın yanında bulunan eşinin teyzesi Nergiz Y.'ye karşı ise 'silahla tehdit' suçlarından dava açıldı.

Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesinin ardından kamu davasının ilk duruşması Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya müştekiler Hatice A. ve Nergiz Y., sanık Abdullah A., sanık avukatı ve taraf yakınları katıldı.

Daha önce iki kez boşanma davası açtık

Duruşmada savunma yapan Abdullah A., eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığını, yüzde 70 engelli olduğu için çalışmadığını belirterek, Eşim de çalışmıyor. Eşim olay tarihinde 38 haftalık hamileydi. 6-7 yıllık evliyiz, bu evlilikten 3 çocuğumuz var. Evlendiğimizden beri eşimle sorunlar yaşıyoruz. 4 sene önce anlaşmalı boşanma davası açtık, dava devam ederken boşanmaktan vazgeçtik. Tartışmalar devam ettiği için yaklaşık 1 buçuk yıl önce yine boşanma davası açtık, yine vazgeçtik dedi.

Olaydan bir hafta önce taşınmaya karar verdiklerini anlatan sanık Abdullah A., Taşınma eşime zor olacağı için eşimi kayınvalidemin evine gönderdim. Olaydan bir gün önce eşim beni annesinin evine yemeğe çağırdı. Beraber yemek yedik, sohbet ettik. Eşim, tuvalet ve banyonun kirli olduğunu, ev sahibi gelmeden önce temizlememi söyledi. Eve geldim, ağır kolileri apartmanın girişine ve koridora taşıdım. Eşim gece 23.30 gibi beni aradı, 10-15 dakika sohbet ettikten sonra telefonu kapattık. Eşim sürekli bana ruh hastası diyordu. Hastaneye gittim, doktor bana ilaç verdi. Bu ilacı kullandığımda çok yorgun ve sinirli oluyordum. Sabah 08.00 gibi uyandım. Eşim, teyzesiyle kahvaltılık bir şeyler alıp geleceğini söyledi. Ben de gidip tuvalet ve banyoyu ilaçlamaya başladım. O esnada eşimle teyzesi geldi. Ben temizlik için tekrar banyoya girdim. Eşimin birkaç kez telefonu çaldı, kiminle konuştuğunu bilmiyordum ifadelerini kullandı.

Olaydan sonra eşimle barıştık

Eşine kendisini kimin aradığını sorduğunu belirten sanık, Beyaz eşya servisi dedi. Telefonunu istedim. Telefonda iki farklı numara vardı, ikisi de beyaz eşya servisinden aradığını söyledi. İçime sinmedi, beyaz eşyaları aldığım mobilya dükkanını aradım, durumu anlattım. Böyle bir firmayla çalışmadıklarını, başka bir lojistik firmasıyla çalıştıklarını söylediler. Tekrar eşimin telefonunu arayan numaralardan beyaz eşya servisi olduğunu söyleyen lojistik firmasını aradım. Bize beyaz eşya göndereceğinize dair fiş ya da belge gönderir misiniz dedim. Tersleyerek böyle bir şey göndermeyeceğini söyledi. Eşime döndüm, adam farklı bir şey söylüyor, yine mi bir şey oluyor dedim. Eşim bana, 'Yeter lan, sen zaten delisin, beni de mi delirteceksin, gebersen de kurtulsam senden' dedi. Ben de o anlık öfkeyle başka bir odada muhafaza ettiğim silahı getirip mermileri doldurdum ve kafama dayadım. Eşim, 'Ne yapıyorsun, kendini geberteceksen git başka yerde gebert' dedi. Ben de sinirimi alamadım, yere doğru iki el ateş ettim. Sonra evden çıkıp başka bir yere gittim şeklinde konuştu.

Olaydan sonra farklı numaralardan arandığını ve aramalara döndüğünde emniyetten arandığını öğrendiğini söyleyen Abdullah A., Eşim telefonunu kendi verdi. Nergiz'e bir şey yapmadım. Böyle bir durumda olmaktan pişmanım. Olaydan sonra eşimle barıştık. Böyle bir şey olacağını bilseydim ateş etmezdim. Eşimi hedefleyerek sıkmadım, yere doğru ateş ettim. Kaygı ve anksiyete bozukluğu tedavisi görüyorum. Cezaevine girdiğimden beri ilaç kullanmıyorum. Doğuştan Akdeniz anemisi hastasıyım, her ay düzenli olarak kan alıyorum. Evden çıkarken eşime ait telefonu aldım. Bakmak için alıp gittim. Eşime ait telefona daha önce bakmıştım. Sonrasında almamın nedeni, belki bir arama gelir diye alıp gitmemdi dedi.

İlk sol, sonra sağ bacağıma sıktı

Duruşmada ifade veren Hatice A. ise olay günü eşinin araması üzerine teyzesiyle birlikte eve gittiklerini belirterek, Kahvaltılıkları hazırlarken beyaz eşyacı arayıp eşyaları adrese getireceklerini söyledi. 'Tamam abi, geliyoruz' dedim. Daha sonra eşim gelip hızlı bir şekilde telefonu elimden aldı ve görüştüğüm numaraları aradı. Daha sonra eşim beni kolumdan çekip teyzemle birlikte, 'Geçin bakayım şuraya' dedi. Beyaz eşyacıyla görüştüğü sırada, 'Yeter artık, bu insanlara böyle yapma hakkın yok' dedim. Daha sonra eşyaları aldığımız mobilyacıdaki Songül Hanım'ı aradı. Songül Hanım, 'Abdullah, ben burada satış elemanıyım, lojistik firmasını tanımam' dedi. Eşim silahı çıkardı, 'Sen yalan söylüyorsun' dedi. Teyzemle korkup 'Yapma' diye yalvarmaya başladık ifadelerini kullandı.

O sırada teyzesinin telefonunun çaldığını belirten Hatice A., Teyzem elini çantaya doğru uzattı. Eşim, 'Bir yeri aramayacaksın, kimseye bir şey söylemeyeceksin' dedi. Yapma etme derken dizlerimi hedef almıştı. Beni ve çocuklarımızı düşünmesini söyledim. Daha sonra kelime-i şehadet getirmeye başladı. Belinde bulunan tabancayı çıkardı, ilk sol, sonra sağ bacağıma sıktı. Teyzeme silah doğrultmadı. Daha sonra kaçtı gitti dedi.

Şikayetçi değilim

Telefonunu eşine kendi rızasıyla verdiğini söyleyen Hatice A., Oturma odasına geçtiği sırada Songül Hanım'ı aramak için şifremi istedi, ben de tüm bilgileri verdim. Şikayetçi değilim. Olay anında eşim silahı kendi kafasına dayamadı. Ben de kendisine, 'Git kendini başka yerde öldür' demedim. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüm ve doğumu orada yaptım. Ayaklarımdan gördüğüm tedavi süreci bitti. Küçük bir aksama kaldı, o da Allah'ın izniyle geçecek diye konuştu.

Yalvarmamıza rağmen dinlemedi

Duruşmada tanık olarak dinlenen Nergiz Y. ise yeğeni Hatice A.'nın kendisini araması üzerine birlikte eve gittiklerini belirterek, Damadımız karşıladı, karnının aç olduğunu söyledi. Kahvaltı hazırladık. Biz ortalığı toplarken Hatice'nin telefonu çaldı. Beyaz eşyaların geldiğini söylediler, 10 dakikaya geleceklerini belirttiler. Daha sonra Abdullah, kimin aradığını sordu. Beyaz eşyacılar olduğunu söyledik dedi.

Abdullah A.'nın telefondaki numaraları aradığını aktaran Nergiz Y., Görüştüğü numaraları aradı. Beyaz eşyacı olduklarını söylediler. Fatura göndermelerini istedi. Onlar da teslimatı yapmadan bir şey gönderemeyeceklerini söyledi. Daha sonra beyaz eşyaları aldığı mobilyacıyı aradı. Oradan da 'Biz satıcıyız, hangisinin gönderdiğini bilmiyorum' dediler. O sırada Hatice'ye, 'Sen bana yalan söylüyorsun' diyerek kolundan tuttu ve odaya çekti. 'Gelin şuraya bakayım' dedi. 'Sen bana yalan söylüyorsun, foyan ortaya çıktı' diyerek iki el ateş etti. Yalvarıp yakarmamıza rağmen dinlemedi. Kendisinden şikayetçi değilim. Hatice ile barıştılar. Silahı bana doğru tutmadı. Silahı cebinden çıkardı, kafasına doğru silah tutmadı dedi.

Savcı tutukluluğun devamını istedi

Duruşmada ara mütalaasını açıklayan savcı, sanığın 37 haftalık hamile eşine karşı ruhsatsız silahla gerçekleştirdiği eylemin niteliği, yaralamanın ağırlığı ve müştekinin yaralanma sonrasında tıbbi müdahaleyle çocuğunu dünyaya getirmesi hususlarını değerlendirerek sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti.

Sanık Abdullah A. ise son savunmasında, Doğan çocuğu henüz kucağıma alamadım dedi. Mahkeme heyeti, Hatice A. ve Abdullah A.'nın tüm tedavi evraklarının mahkemeye gönderilmesine hükmederek, sanık Abdullah A.'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.